Normalde rüyalarla arası iyi olmayan ben geçen hafta bol ekşınlı bi rüya görmüşümki evlere şenlik :D Anlatmaya başlamadan önce bi yerin açıkta kalmış esprisi yapacak olanları esefle kınamam  direk kafa atarım baştan söyleyeyim :p

Rüyam gecenin bir vakti cöbcemle sinemadan mı sergiden mi ne öyle bi yerden gelioz migrosun ordan eve gidiomuşuz(rüyada bile entellik yapıoz anasını satayım :P)Sonra arkamızdan 25 -30 yaş arası kumral orta boylu,tepesi hafiften açık bi adam geliyo(ulan süper eşgal veriom ha ,yanımda cinayet işlemeyin acımam kirpiğiniz  kaç tel olduğunu kadar söylerim ona göre :) )adamı fark edince adımlarımızı hızlandırıyoruz sonra yirmili yaşlarda 5-10 kişilik bi grup adamın geldiği taraftan geliyor bunların hepsi mhpliymiş  bi de (hah sonunda siyasi rüya görmeye de başladım iyi mi :D yaw niye kovalıyolar ki bizi ben bişi yapmadım kimseye halbuki ben baya da brakisefal bi kişilikim)neyse sonra boş bi otobüs görüoz dalıyoz içine ben otobüsü sürmeye çalışıyom karanlıkta yolu zor görüom cömceme soruyom çarptım mı diye ,otobüsle kurtulmaya çalışıoz kötü adamlardan falan :P

Rüyamı yorumlasın biri bi zahmet,mhpliler tarafından kovalanmak neye dalalet ediomuş öğrenem bari   :)

.

sağol blogcu yazı yazma iştahımın içine de ettin seni tebrik ediyorum

.

VÜCUT DİLİ

      Türkiye’de yaşayan her kesimden insan ordunun muhtevasını ve yıllardır bozmadığı çizgisini bilir.Ayrıca şu anki cumhurbaşkanının geldiği yer,yaşam tarzı,fikir dünyası da son zamanlardaki keşmekeş ve yoğun tartışmalar sayesinde epeyce didiklendiğinden herkes tarafından bilinmektedir.Böyle bir atmosferde hangi sapı hangi samandan ayırmak için vücut dili okuma yarışına girişiyoruz ki?Sanki öpüşüp koklaşsalar her şey tersine mi dönecek?

 

      Ya dış basınının bayağı kutuplaşma yakıştırmaları?..laik elitler ve ılımlı İslamcılar…pehhhhhhhh.Bu nasıl bir çelişkidir ki dinin siyasete alet olmasını kabullenemeyen ve demokratik yollardan şaşılmasın diye nutuklar veren ‘medeni ecnebiler’ ılımlı İslamcı olarak tanımdıkları siyasetçilere alkış tutuyorlar.Laik elit tanımlamasının altından beyaz türk tanımlaması ya da elit derken azınlığı (ki o zaman bu milletin çoğunluğu İslamcıdır laiklikle alakası yoktur hatta bu sonuçtan cumhuriyet düşmanlığı bile çıkar)ve de laiklik İslamcılığın karşıtıysa dinsizliği de mi temsil ettiğini (Çankaya’ya ilk defa seccade girmiş onlara göre)çıkaramaz mıyız?

 

SARKOZY FRANSIZ KALDI

   Sarkozy  Fransanın başına geçince eteklerimiz tutuştu,Almanyada demir lady Merkel’le beraber sivri dillerine kurban olduğumuz liderler iki oldu,Erdoğan’ın İtalyan kankası da gidince apışıp kaldık resmen.Biz böyle telaşlanırken Sarkozy’nin Türkiye’le ilgili kişisel karın ağrısı da ortaya çıkmış oldu.Kendisi soylu bir Macar ailesinden gelmekte ve dedeleri zamanında Türklere karşı Macar direnişlerindeki öncüler arasında yer almaktaymış.Mohaç’ta Layoş’un ölümüyle Macaristan’ın yönetiminin Avusturya’ya geçmesi de mutlaka fikirlerinde etki yapmıştır,yani kısaca avrupadaki Türk düşmanlığı hamuruyla yoğurulmuş hırslı bi adamdan başka bir düşünce tarzı beklemek abes olur.Bu arada Sarkozy’nin başdanışmanı ilginç bir isimmiş,asala'nın avukatı Patrick Deveciyan…(not:Sarkozy ile ilgili bu bilgileri Gürbüz Evren’in Bütün Dünya dergisi mayıs sayısında okumuştum)

 

    Ha noldu da birden çarketti Sayın Sarkozy,bazı hırslarından öyle gözü dönmüş ki yasal olarak tam üyelik için müzakere başlatılan bir ülkeye sen Avrupalı değilsin komedisini oynuyor,şimdi de tüm Avrupa birliği oturup karar versinmiş avrupanın sınırlarına… Bir örgüt kurulurken zaten sınırı mınırı belli edilip kurulmaz mı neyi tartışacaksınız bu saatten sonra,Ural dağı var alın gözünüze sokun!

.

Bir adım kendinden dışarı

 

İleriye bir adım daha,daha yukarı

 

Kopuşun içinde tüy gibi süzülüp

 

Bir yerde güm edip ırgalamalı

 

Geçmişi abartmalı biraz

 

Değerler biraz yalama olmalı

 

Acıları yanmış yağlarla bulamaç edip

 

Solan gülleri bulananlarla parlatmalı

 

Yüreğimiz kokusuyla bulanmalı

 

Geçen zamana ah vah ederek

 

Yaşanmamış mutluluklar yaratmalı

 

Geçmişin koynundan hepsini

 

Şimdinin kucağına fırlatmalı

 

Şimdi’ki yükseklikten geri’ye bakarken

 

Mütevazi kumaşlara dolanmalı

 

Beğenmediği kabuğunu çerçeveletmeyenleri

 

Tükürükle kir-inden arındırmalı

 

Evet SEN! Bir adım dışarı...

 

 

.

Herkesle herşeyken kendimde hiçim

Hiçliğin içinde bense,ben hiç değilim

Ama gibi bir hiçin içinde hedefsiz bir benim

Hiçbirşeysem herşey ben-im

Herşey benim

 

-ne anlıyorsun ki bundan ?

 

-en azından hiçbirşey anlamadığımı ya sen?

 

-anlamadım ?

 

- boşver sanırım ben de

 

-başka işin yok mu senin?

 

-başka mı?bir işim varmış ya yetmez mi?

 

-öfffffff

 

-ihihih

.

« Önceki :: Sonraki »